Varsayımsal Akıl Yürütme
Varsayımsal akıl yürütme, doğru olması gerekmeyen olası öncüllere veya senaryolara dayalı önermeleri formüle etme ve değerlendirme eylemiyle doğrudan bağlantılı olan bir tür bilişsel süreci ifade eder. Bu düşünce mantığı, problem çözme, karar verme ve bilimsel sorgulamada önemli bir faktördür, çünkü bireylerin alternatifleri ve ilgili etkileri ampirik kanıtlara ihtiyaç duymadan görselleştirmelerini sağlayan bir araçtır.
Varsayımsal akıl yürütme bilimsel araştırmalarda önemlidir çünkü bilim insanlarının deney yoluyla gerçekleştirilebilecek hipotezler kurmalarına yardımcı olur. Varsayımsal bir durum, bir araştırmacının sıcaklık artırılırsa kimyasal reaksiyonun daha hızlı olacağını öne sürmesi olabilir. Bu hipotez daha sonra deney yoluyla değerlendirilebilir ve olumlu ya da olumsuz sonuçlar fikri destekleyebilir ya da çürütebilir, bu da daha fazla araştırma ve derin öğrenmeye yol açar.
Varsayımsal akıl yürütme, bazı olumsal gerçekliklerin gerçekleriyle ilgilidir ve temelde genel ilkelerden belirli sonuçlar çıkaran tümdengelimsel akıl yürütmeden ve belirli gözlemlerden genel ilkeler çıkaran tümevarımsal akıl yürütmeden farklıdır. Örneğin, tümdengelimsel akıl yürütme, öncül kuşların uçabildiği ise tüm kuşların uçabildiği sonucuna varabilirken, varsayımsal akıl yürütme, bazı kuş türlerinin, örneğin devekuşlarının hiç uçamayabileceği durumları tartışabilir ve bu da her zaman kural olmayan şeylerin anlaşılmasına ve yeni bir kavrayışa yol açabilir.
Gerçekten görülen günlük varsayımsal akıl yürütme örneklerinden biri, başka bir şehre taşınmanın olası sonuçlarını tartan bir kişinin durumudur. Örneğin, böyle bir kişi "Bu şehre taşınmam durumunda sevdiğim bir işte çalışma şansım olacak mı?" diye sorabilir. Daha sonra argümanının lehinde ve aleyhinde olan kaynaklar üzerinde düşünme alıştırması yapar. Bu, kişinin farklı olasılıkları düşünmesine ve bir karar verdiğinde buna hazırlıklı olmasına yardımcı olan etkili bir tekniktir.
Varsayımsal akıl yürütmede en sık yapılan hatalar, doğrulama önyargısı ve alternatif hipotezlerin öne sürülmesidir. Örneğin, bir şirket yöneticisi ek bir pazarlama stratejisinin satışları artıracağını öne sürebilir, ancak bu kişi satışları başka faktörlerin de etkileyebileceğini öne süren gerçekleri görmezden gelebilir. Sonuç olarak, yanlış sonuçlara varmak ve kötü kararlar almak zorunda kalabilirler.